|
Şeytanın Allah'tan On Talebi
1. Allah'tan diledim ki, beni ademoğullarının
malına ve evladına ortak ede. Bu ortaklık
talebimi yerine getirdi. Ki bu: "Onlara ortak
ol... Mallarına ve çocuklarına. Onlara vaad et.
Halbuki şeytan onlara gurur vaad eder..."
(17/64) Ayet-i Celilesi ile sabittir.
Her besmelesiz kesilen hayvan etinden yerim,
faiz ve haram karışan yemeklerden yerim.
Şeytandan Allah'a sığınılmayan malın da
ortağıyım.
Cinsi münasebet anında; Allah'a şeytandan
sığınmayan kimse ile birlikte hanımı ile
birleşirim. Ve o her birleşmeden hasıl olan
çocuk, bize itaat eder. Sözümüzü dinler.
Her kim hayvana binerken, helal yola gitmeyi
değil de, aksini isteyerek binerse, bende onunla
beraber binerim. Yol arkadaşı ve binek arkadaşı
olurum. Bu da Ayet-i Kerime ile sabittir. "Onlar
üzerine süvarilerinle, piyadelerinle yaygara
çıkart." (17/64)
2. Allah-ü Teala'dan diledim ki : Bana bir ev
vere .. Bu dilediğim üzerine hamamları bana ev
olarak verdi.
3 .Diledim ki bana bir mescid vere. Pazar
yerlerini bana mescid yaptı.
4. Benim için bir okuma kitabı vermesini
istedim. Şiirleri bana okuma kitabı olarak
verdi.
5. istedim ki; bir ezan vere , Mezmurları verdi.
6. Diledim ki; bana bir yatak arkadaşı vere..
Sarhoşları verdi.
7. Diledim ki; bana yardımcılar vere... Bunun
içinde kaderiye mensuplarını verdi.
8. istedim ki; bana kardeşler vere... Mallarını
boş yere israf edenleri verdi. Bir de masiyet
yoluna para harcayanları. Bunlarda şu Ayet-i
Kerime ile sabittir :
"O kimseler ki ; mallarını boş yere harcarlar...
Onlar şeytanın kardeşleri olmuşlardır." (17/27)
Bir ara Resullullah (s.a.) Efendimiz şöyle
buyurdu :
- Eğer söylediklerini, Allah'ın kitabındaki
ayetlerle ispat etmeseydin. Seni tastik
etmezdim.
Bundan sonra iblis devam etti :
-Ya Muhammed, Allah'tan diledim ki;
ademoğullarını ben göreyim; ama onlar beni
göremeyeler. Bu dileğimi de yerine getirdi.
Diledim ki; ademoğullarının kan mecralarını bana
yol yapa; Bu da oldu. Böylece ben, onlar
arasında akıp giderim. Gezerim. Hem nasıl
istersem. Bütün bu isteklerimi verdi . " Hepsi
sana verildi, buyurdu. " Ve ben bu hallerimle
iftihar ederim. Sonra şunu da ekleyeyim ki ;
benimle beraber olanlar , seninle beraber
olanlardan daha çoktur. işte... Böylece kıyamete
kadar, ademoğullarının ekserisi benimle beraber
olurlar.
Bundan sonrasını iblis şöyle anlattı :
Benim bir oğlum vardır. Adı: ATEME'dir. Bir kul,
yatsı namazını kılmadan uyursa gider; onun
kulağına bevleder. Eğer böyle olmasaydı; imkan
yok, insanlar namazlarını eda etmeden
uyuyamazlardı.
Benim bir oğlum daha vardır ki; onun adı da
MÜTEKAZi 'dir. Bunun vazifesi de ; yapılan gizli
amelleri yaymaya çalışmaktır. Mesela bir kul ,
gizli bir taat işlerse .. ve bu yaptığını da
gizlemeye çalışırsa MÜTEKAZi onu dürter. En
sonunda o gizli amelin yayılmasına ve açığa
çıkarmaya muvaffak olur. Böylece ; Allah-ü Teala
onun yüz sevabından doksan dokuzunu imha eder.
Çünkü bir kulun yaptığı gizli bir amel için tam
yüz sevap verilir.
Sonra .. Benim bir oğlum daha vardır . Onun adı
da KÜHAYL dir. Bunun işi de, insanların
gözlerini sürmelemektir. Bilhassa, ulema
meclisinde ve hatip hutbe okurken. Bu sürme
onların gözüne çekildi mi , uyuklamaya
başlarlar. Ulemanın sözlerini işitmezler.
Böylece hiç sevap alamazlar.
Bundan sonra iblis şöyle anlattı :
-Hangi kadın olursa olsun .. Onun kalktığı yere
şeytan oturur. Sonra kadının kucağında mutlaka
bir şeytan durur. Ve onu, bakanlara güzel
gösterir. Sonra o kadına bazı emirler verir.
Mesela: Elini kolunu dışarı çıkar ; göster. Der
.. o da bu emri tutar. Elini, kolunu açar,
gösterir. Bundan sonra, o kadının haya perdesini
tırnakları ile yırtar.
iblis bundan sonra ; Resullullah (s.a.)
Efendimiz' e kendi durumunu anlatmaya başladı :
-Ya Muhammed bir insanı delalete sürüklemek için
elimde bir imkan yoktur. Ben ancak vesvese
veririm. Ve bir şeyi güzel gösteririm. O kadar.
Eğer delalete sürüklemek elimde olsaydı,
yeryüzünde; "Allah'tan başka ilah yoktur ve
Muhammed Allah'ın resülüdür." diyen herkesi,
oruç tutanı ve namaz kılanı hiç bırakmazdım.
Hepsini delalete düşürürdüm. Nasıl ki senin
elinde de, hidayet nevinden bir şey yoktur. Sen
ancak Allah'ın Resulusun. Ve tebliğe memursun.
Şayet hidayet elinde olsaydı, yeryüzünde tek
kafir bırakmazdın. Sen Allah'ın halkı üzerinde
bir hüccetsin. Bende , kendisi için ezelde
şekavey yazılan kimselere sebebim. Said olan
kimse, taa, ana karnında iken saiddir. Şaki olan
da yine ana karnında iken şakidir. Saadet ehli
kılan da Allah, Şekavet ehli kılan da Allah .
Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz şu iki
Ayet-i Kerimeyi okudu.
"Bunlar, taa sonuna kadar böyle değişik şekilde
devam edecek... Ancak Rabbın esirgedikleri
hariç.." (11/118-119)
"Allah'ın emri behemehal yerini bulan bir
kaderdir." (33/38)
Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz,
iblise şöyle buyurdu :
-Ya Ebamürre, acaba senin bir tevbe etmen ve
Allah' a dönmen mümkün değil mi ? Cennete
girmene kefil olurum.
Bunun üzerine iblis şöyle dedi :
-Ya Resullullah, iş verilen hükme göre oldu.
Karar yazan kalemde kurudu. Kıyamete kadar
olacak işler olacaktır. Seni peygamberlerin
efendisi kılan, cennetin ehlinin hatibi eyleyen
ve seni halkı içinden seçen ve halkı arasında
bir gözde yapan, beni de şakilerin efendisi
kılan ve cehennem ehlinin hatibi eyleyen
Allah'tır. Ve O: bütün eksik sıfatlardan
münezzehtir.
Ve iblis cümlelerini şöyle tamamladı :
-işte bu söylediklerim sana son sözümdür. Ve
bütün söylediklerimi de doğru dedim.
Evvel, ahir, zahir batın, alemlerin Rabbı olan
Allah' a hamd olsun.
Efendimiz Muhammet Nebiye Allah salat eylesin.
Keza onun ailene de ashabına da ...Amin
--------------------------------------------------------------------------------
KAYNAKLAR
1) Elmalı Tefsir
2) Diyanet işleri Başkanlığı Kur'an-ı Kerim ve
Türkçe Meali
3) Şeytan, Ahmet Güç, Uludağ Üniversitesi
ilahiyat Fakültesi, Şamil islam Ansiklopedisi
4) Gençlere Öğütlerim, Mehmed Emre
|