Allah Dostlarıyla Uğraşmak:?
Sakın Allah dostlarından birini kötülemeyesin! Kitap ve Sünnet’ten öğrendiğin kırık dökük bilgilere dayanarak onlara muhalif olmayası Zira onların akılları marifetullah nuruyla, Rasulullah’ın sünnetine fazlasıyla aşina olmaları, yakîn ve ihlâs hasletlerine sahip olmaları sayesinde aydınlanmış kimselerdir
Sen ey zavallı tembel! Karnının ve uçkurunun arzularıyla uğraştığın sırada dine dair bir parça bilgi sahibi oldun diye şımarıyor, bu sayede kendini büyük alimler arasında Sahip olduğun bu bilgilerle, kendini basiret sahibi ve meselelerin künhüne vakıf önceki alimlerle eşit olduğunu zannediyors
Eğer nasihat istiyorsan aklının erdiği işlerle uğraş! Her bakımdan senden daha üstün olan iyi niyetli kimselerin işlerine karışma! Kartalların avına ortak olmak serçenin yapabileceği bir iş midir? Serçenin küçük taneciklere alışmış kursağı büyük lokmalarla beslenen kartalın kursağı gibi olabilir mi!
Yetersiz Mürşid:?
Dünya ahiretin Onu ekmeyip, verimli toprağı heba eden ve bunca amel tohumlarını zayi eden kimseye yazıklar olsun
Toprağın değerlendirilmeyip devre dışı bırakılması, ya toprağa hiçbir şey ekmemekle veya ona kötü ve bozuk tohum ekmekle olur Tohumun bozuk ve kötü olması, tasavvufu yetersiz birinden alarak yetersiz kişinin yolunu takip Zira yetersiz kimse nefsinin isteklerini kendisine kılavuz yapmış, onun peşinden giden kimsedir
Hevasına uyma kuşkusu bulunan kimsenin mürid üzerinde bir etkisi olamaz, olsa da hevasına destek olur Yetersiz kimse, Allah Tealâ’ya ulaştıran yol ile ulaştırmayan yolu birbirinden ayıramaz Bunun yanında bu yola girmek isteyenlerde bulunan farklı kabiliyetleri ayırt edemez Belki de talip olan kişinin yetenekleri cezbe yoluna uygun olup, başlangıçta sülûk yoluna uygun değildir
Yetkin bir mürşid bahsi geçen talipliyi terbiye ve sülûke sokmak istediğinde, önce yetersiz sâlikten ona bulaşan arızaları ve onun yüzünden maruz kaldığı aksaklıkları gidermekle meşgul olur Sonra taliplinin kabiliyetine göre kaliteli tohumdan onun verimli topraklarına serper ve iyi bir ürün ortaya çıkar
Âlim, İlim ve Amel:?
Dinin hükümlerini açıklama işi ve fetva, ahiret alimlerinden istenir Çünkü onların sözü tesirli olur ve nefeslerinin bereketiyle, amellerin edasında muvaffakiyet sağlanması umulur
İlmi, dünyada makam ve mevki edinmek için bir araç olarak kullanan dünya alimlerinden uzak durmak Ancak takva ehli alimlerin bulunmaması durumunda onlara zaruret icabı ve zaruretin gerektirdiği kadar müracaat edilebilir
Ey oğul! Ehl-i dünya ile bizim ne işimiz olabilir ve aramızda ne tür bir ilişki olabilir ki onların iyiliğinden ya da kötülüğünden söz edelim! Bu konudaki nasihatler en sahih ve en mükemmel şekliyle bizlere ulaştırılmıştır
Bu nasihatlerin ve meselelerin birçoğu sana ulaştı Ancak maksat sadece bilgi sahibi olmak değil, bilgiyle amel etmektir! Hasta, hastalığını tedavi edecek ilacı bilse bile, o ilacı kullanmadıkça ilacın bir faydasını göremez
Bütün bu kesin ifadeler ve ısrarlar amelin öneminden dolayıdır Efendimiz s-a-v şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü insanların en ağır azap görecek olanı, Allah Tealâ’nın ilminden faydalandırmadığı alimdir
Her halükârda bu taifenin sevgi ilmeğinden sıyrılmamak ve bu insanların arasına sığınmayı ve yalvarmayı şiar edinmek gerekir Bu tâifeye muhabbet yoluyla Hak Sübhânehû’nun muhabbetinin teşrifini beklemeli ve onun zatına tam manasıyla bağlanıp bir bütün olarak kirlerden ve çirkinliklerden arınmalıdır
Âlim, İlim ve Amel:?
Soru:Kerametler ve olağanüstü haller önceki velilerde daha çok olurdu Acaba bunun sebebi nedir?
Cevap:Şayet bu sorudan maksat, kendilerinden sâdır olan olağanüstü hallerin az olması sebebiyle bu zamanın büyüklerini inkâr etmek ise, şeytanın ayartmalarından Allah’a sığınmak gerekir
Velilerde olağanüstü hallerin ortaya çıkması, Hz peygamber s-a-v ’in mucizesi gibi değildir Halbuki keramet göstermek velâyetin ne rükünlerinden ne de şartlarındandır Onlarda bu hallerin ve kerametlerin bulunmaması pek nadirdir Çünkü burada üstünlük Allah’a yaklaşmanın derecelerine göredir Hatta olağanüstü hallerin Allah’a en yakın velide daha az; Allah’tan en uzak olan velide ise daha fazla görülmesi mümkündür
Nitekim bu ümmetin velilerinin bazısından zuhur eden olağanüstü hallerin yüzde biri Ashab-ı Kiramda görülmediği halde, velilerin en faziletlisi, sahabenin en alt derecesinde olana bile ulaşamaz
Olağanüstü hallere itibar etmek yanlış bakıştan kaynaklanmaktadır Nübüvvet ve velâyet feyzlerini kabul etmeyi hak edenler öyle bir topluluktur ki; onların tabi olma istidadı, nazarî kuvvetlerine baskın çıkmıştır
Sıddık-ı Ekber ra tabi olma istidadının güçlü olması sebebiyle Peygamber sav’in tasdiki konusunda “Niçin?” sözüne asla ihtiyaç duymamıştır Lanetli Ebu Cehil kendisinde olan bu istidadın noksanlığı sebebiyle onca muhteşem ayetler ve onca karşı konulmaz mucizeye rağmen peygamberliği tasdik etme şerefine ulaşamamıştır Allah Tealâ bu inkârcı nasipsizlerin durumuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
“Onlar her türlü mucizeyi görseler bile yine de ona inanmazlar Hatta o kâfirler sana geldiklerinde; ‘Bu Kur’an eskilerin masallarından başka bir şey değildir!’ diyerek seninle tartışırlar” (En‘am, 25):.
Bununla birlikte deriz ki: Geçmişte yaşayan zatların çoğundan hayatları boyunca beş ya da altı defadan fazla olağanüstü hal çıkmış olduğu kaydedilmemiştir Hatta Seyyidü’t-Tâife olarak bilinen Cüneyd-i Bağdadî ks’in on tane keramet gösterdiği bile bilinmemektedir
Hem bu zamanın meşayihinden olağanüstü hallerin zuhur etmediği nerden bilinebilir Hatta iddia eden bilsin ya da bilmesin; Allah Tealâ’nın önceki ve sonraki bütün veli kullarından olağanüstü haller her saat zuhur eder
Gözsüz birinin, güneşin parlayan ışığını görmemesi ufukta doğmakta olan güneşe ne zarar verebilir! :.