islami sohbet, islami chat, islamisohbet, dini sohbet, dini chat islami sohbet, islami chat, islamisohbet, dini sohbet, dini chat
Sunucu KuRaLLaRi
Dunya imtahan Yeridir
Gunun Siiri
Hz.Muhammed
Peygamberler
Son Peygamber
Abdest & Gusul
Hadis-i & SerifLer
iSlamin Şartlari
imanin Şartlari
KiYaMet GüNü
Dini BiLgiLer
Dini Hükümler
Dinimiz isLam
Dini Tabirler
Dini Yasaklar
Bereat KanDiLi
MiRac KanDiLi
MevLid KanDiLi
KaDir Gecesi
ReGaib KanDiLi
Mahrem Konular
Merakli Konular
iSLamda Evlilik
Dini Hikayeler
Dini Fikralar
Cennet & Cehennem
Vesvese ve Careleri
Kurban Ve Bayram
Oruc Ve Ramazan
Hanim Sahabiler
itikadi Konular
Kaza ve Kader
Kabir Hayati
Ruya TabirLeri
Esma-ul Husna
GuzeL SozLer
Ruh Nedir
MeLekLer
Mektubat
Dualar
Hac
Olum Ve Ahiret
Namaz
Seytan Nedir
Sihir Ve Buyu
Zekat
Sağlik
Tevhid
Tasavvuf
Tevekkul
BayBurt
Kozmik Bilim
iSlamiYet
iSLamYoLuM
HaberLer
HemZiyaret HemTicaret
Tekrdag Sohbet
Mini Sozluk
 
iSLami Sohbet, iSLami Chat, Sohbet, Chat, Sitesine Hoş Geldiniz.... iyı SohbetLer Dileriz
   Sohbet Girisi
Rumuz
Sifre
mirc
MEKTUBAT-I iMAM RABBANi

Allah Dostlarıyla Uğraşmak:

Sakın Allah dostlarından birini kötülemeyesin! Kitap ve Sünnet’ten öğrendiğin kırık dökük bilgilere dayanarak onlara muhalif olmayası Zira onların akılları marifetullah nuruyla, Rasulullah’ın sünnetine fazlasıyla aşina olmaları, yakîn ve ihlâs hasletlerine sahip olmaları sayesinde aydınlanmış kimselerdir

Sen ey zavallı tembel! Karnının ve uçkurunun arzularıyla uğraştığın sırada dine dair bir parça bilgi sahibi oldun diye şımarıyor, bu sayede kendini büyük alimler arasında Sahip olduğun bu bilgilerle, kendini basiret sahibi ve meselelerin künhüne vakıf önceki alimlerle eşit olduğunu zannediyors

Eğer nasihat istiyorsan aklının erdiği işlerle uğraş! Her bakımdan senden daha üstün olan iyi niyetli kimselerin işlerine karışma! Kartalların avına ortak olmak serçenin yapabileceği bir iş midir? Serçenin küçük taneciklere alışmış kursağı büyük lokmalarla beslenen kartalın kursağı gibi olabilir mi!

Yetersiz Mürşid:

Dünya ahiretin Onu ekmeyip, verimli toprağı heba eden ve bunca amel tohumlarını zayi eden kimseye yazıklar olsun

Toprağın değerlendirilmeyip devre dışı bırakılması, ya toprağa hiçbir şey ekmemekle veya ona kötü ve bozuk tohum ekmekle olur Tohumun bozuk ve kötü olması, tasavvufu yetersiz birinden alarak yetersiz kişinin yolunu takip Zira yetersiz kimse nefsinin isteklerini kendisine kılavuz yapmış, onun peşinden giden kimsedir

Hevasına uyma kuşkusu bulunan kimsenin mürid üzerinde bir etkisi olamaz, olsa da hevasına destek olur Yetersiz kimse, Allah Tealâ’ya ulaştıran yol ile ulaştırmayan yolu birbirinden ayıramaz Bunun yanında bu yola girmek isteyenlerde bulunan farklı kabiliyetleri ayırt edemez Belki de talip olan kişinin yetenekleri cezbe yoluna uygun olup, başlangıçta sülûk yoluna uygun değildir

Yetkin bir mürşid bahsi geçen talipliyi terbiye ve sülûke sokmak istediğinde, önce yetersiz sâlikten ona bulaşan arızaları ve onun yüzünden maruz kaldığı aksaklıkları gidermekle meşgul olur Sonra taliplinin kabiliyetine göre kaliteli tohumdan onun verimli topraklarına serper ve iyi bir ürün ortaya çıkar

Âlim, ilim ve Amel:

Dinin hükümlerini açıklama işi ve fetva, ahiret alimlerinden istenir Çünkü onların sözü tesirli olur ve nefeslerinin bereketiyle, amellerin edasında muvaffakiyet sağlanması umulur

ilmi, dünyada makam ve mevki edinmek için bir araç olarak kullanan dünya alimlerinden uzak durmak Ancak takva ehli alimlerin bulunmaması durumunda onlara zaruret icabı ve zaruretin gerektirdiği kadar müracaat edilebilir

Ey oğul! Ehl-i dünya ile bizim ne işimiz olabilir ve aramızda ne tür bir ilişki olabilir ki onların iyiliğinden ya da kötülüğünden söz edelim! Bu konudaki nasihatler en sahih ve en mükemmel şekliyle bizlere ulaştırılmıştır

Bu nasihatlerin ve meselelerin birçoğu sana ulaştı Ancak maksat sadece bilgi sahibi olmak değil, bilgiyle amel etmektir! Hasta, hastalığını tedavi edecek ilacı bilse bile, o ilacı kullanmadıkça ilacın bir faydasını göremez

Bütün bu kesin ifadeler ve ısrarlar amelin öneminden dolayıdır Efendimiz s-a-v şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü insanların en ağır azap görecek olanı, Allah Tealâ’nın ilminden faydalandırmadığı alimdir

Her halükârda bu taifenin sevgi ilmeğinden sıyrılmamak ve bu insanların arasına sığınmayı ve yalvarmayı şiar edinmek gerekir Bu tâifeye muhabbet yoluyla Hak Sübhânehû’nun muhabbetinin teşrifini beklemeli ve onun zatına tam manasıyla bağlanıp bir bütün olarak kirlerden ve çirkinliklerden arınmalıdır

Âlim, ilim ve Amel:

Soru:Kerametler ve olağanüstü haller önceki velilerde daha çok olurdu Acaba bunun sebebi nedir? 

Cevap:Şayet bu sorudan maksat, kendilerinden sâdır olan olağanüstü hallerin az olması sebebiyle bu zamanın büyüklerini inkâr etmek ise, şeytanın ayartmalarından Allah’a sığınmak gerekir  

Velilerde olağanüstü hallerin ortaya çıkması, Hz peygamber s-a-v ’in mucizesi gibi değildir Halbuki keramet göstermek velâyetin ne rükünlerinden ne de şartlarındandır Onlarda bu hallerin ve kerametlerin bulunmaması pek nadirdir Çünkü burada üstünlük Allah’a yaklaşmanın derecelerine göredir Hatta olağanüstü hallerin Allah’a en yakın velide daha az; Allah’tan en uzak olan velide ise daha fazla görülmesi mümkündür

Nitekim bu ümmetin velilerinin bazısından zuhur eden olağanüstü hallerin yüzde biri Ashab-ı Kiramda görülmediği halde, velilerin en faziletlisi, sahabenin en alt derecesinde olana bile ulaşamaz

Olağanüstü hallere itibar etmek yanlış bakıştan kaynaklanmaktadır Nübüvvet ve velâyet feyzlerini kabul etmeyi hak edenler öyle bir topluluktur ki; onların tabi olma istidadı, nazarî kuvvetlerine baskın çıkmıştır

Sıddık-ı Ekber ra tabi olma istidadının güçlü olması sebebiyle Peygamber sav’in tasdiki konusunda “Niçin?” sözüne asla ihtiyaç duymamıştır Lanetli Ebu Cehil kendisinde olan bu istidadın noksanlığı sebebiyle onca muhteşem ayetler ve onca karşı konulmaz mucizeye rağmen peygamberliği tasdik etme şerefine ulaşamamıştır Allah Tealâ bu inkârcı nasipsizlerin durumuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:

“Onlar her türlü mucizeyi görseler bile yine de ona inanmazlar Hatta o kâfirler sana geldiklerinde; ‘Bu Kur’an eskilerin masallarından başka bir şey değildir!’ diyerek seninle tartışırlar” (En‘am, 25):

Bununla birlikte deriz ki: Geçmişte yaşayan zatların çoğundan hayatları boyunca beş ya da altı defadan fazla olağanüstü hal çıkmış olduğu kaydedilmemiştir Hatta Seyyidü’t-Tâife olarak bilinen Cüneyd-i Bağdadî ks’in on tane keramet gösterdiği bile bilinmemektedir

Hem bu zamanın meşayihinden olağanüstü hallerin zuhur etmediği nerden bilinebilir Hatta iddia eden bilsin ya da bilmesin; Allah Tealâ’nın önceki ve sonraki bütün veli kullarından olağanüstü haller her saat zuhur eder

Gözsüz birinin, güneşin parlayan ışığını görmemesi ufukta doğmakta olan güneşe ne zarar verebilir! :

Copyright-2007 © iSLamyolum.Com   islami sohbet | islami chat | dini sohbet | dini chat | içerik | sitemap

içerik son olarak 18 Ekim 2014 çarşamba 17:55 itibari ile güncellenmiştir.