islami sohbet, islami chat, islamisohbet, dini sohbet, dini chat islami sohbet, islami chat, islamisohbet, dini sohbet, dini chat
Sunucu KuRaLLaRi
Dunya imtahan Yeridir
Gunun Şiiri
Hz.Muhammed
Peygamberler
Son Peygamber
Abdest & Gusül
Hadis-i & ŞerifLer
iSlamın Şartları
imanın Şartları
KıYaMet GüNü
Dini BiLgiLer
Dini Hükümler
Dinimiz isLam
Dini Tabirler
Dini Yasaklar
Bereat KanDiLi
MiRac KanDiLi
MevLid KanDiLi
KaDir Gecesi
ReGaib KanDiLi
Mahrem Konular
Meraklı Konular
iSLamda Evlilik
Dini Hikayeler
Dini Fikralar
Cennet & Cehennem
Vesvese ve Çareleri
Kurban Ve Bayram
Oruç Ve Ramazan
Hanım Sahabiler
itikadi Konular
Kaza ve Kader
Kabir Hayatı
Ruya TabirLeri
Esma-ül Hüsna
GuzeL SozLer
Ruh Nedir
MeLekLer
Mektubat
Dualar
Hac
Ölüm Ve Ahiret
Namaz
Şeytan Nedir
Sihir Ve Büyü
Zekat
Sağlık
Tevhid
Tasavvuf
Tevekkul
BayBurt
Kozmik Bilim
iSlamiYet
iSLamYoLuM
HaberLer
HemZiyaret HemTicaret
KatogoriLer
Tekrdağ Sohbet
Mini Sözlük
 
iSLami Sohbet, iSLami Chat, Sohbet, Chat, Sitesine Hoş Geldiniz.... iyı SohbetLer Dileriz
   Sohbet Girisi
Rumuz
Şifre
Facebook'ta Paylaş
mirc
Dini Hükümler
SÜNNET 
 Sünnet, sözlükte yol ve âdet demektir.
Terim olarak Sünnet: "Peygamberimizin Kur'an'dan başka söz ve davranışları"dır.
Bu tanımlamadan sünnetin üç kısım olduğu anlaşılmaktadır.
a) Kavlî sünnet: Peygamberimizin sözleri demektir.
b) Fiilî sünnet: Peygamberimizin davranışları demektir.
c) Takrirî sünnet: Peygamberimizin, bir Müslüman’ın yapmış olduğu bir iş veya söylemiş olduğu bir sözden haberdar olduğu halde buna karşı çıkmaması ve onu sükûtla karşılamasıdır.
Peygamberimizin görevi, islâmiyet’i öğretmek ve ona aykırı olan söz ve davranışların yanlış olduğunu göstermektir, Bu itibarla Hz. Peygamberin, bir Müslüman’ın söylediği sözden veya yaptığı işten haberdar olduğu halde buna karşı çıkmayıp susması, bu söz veya davranışı uygun gördüğünü gösterir.
Kur'an-ı Kerim, Peygamberimize uyulmasını emreder; Peygambere itaatin Allah'a itaat olduğunu bildirir. Bu konuda pek çok âyeti kerime vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
"Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin ve (kötülüklerden) sakının. Eğer itaatten yüz çevirirseniz, bilin ki, Peygamberimizin görevi, apaçık duyurmak ve bildirmektir." Mâide:92
"Kim, Peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur."Nisa:80
"Peygamber size ne verdi ise onu alın ve size neyi yasak/adı ise ondan sakının." Haşr:7

"Hayır, Rabbine and olsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp sonra da verdiğin hükme karşı içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyla teslim olmadıkça,îman etmiş olmazlar."Nisa:65

Görüldüğü üzere bir kısmını sunduğumuz âyeti kerimelerde Peygambere mutlak itaat emredilmektedir. Bunun anlamı açıktır. Peygamber, Peygamber olarak herhangi bir konuda ne emrediyorsa, o emre uyulması ve o emrin Allah 'ın emri kabul edilerek yerine getirilmesi gerekmektedir.

Ayrıca peygamberimiz de:
"Bana itaat eden, Allah'a itaat etmiştir. Bana isyan eden de Allah'a isyan etmiştir."Buharî,Cihad,109;Müslim,imare,8  buyurmuştur.

Sünnet'in, islâm hukukunun ikinci kaynağı olduğunda, müctehid imamlar arasında fikir birliği vardır.

Hulefâ-i Râşidin'den zamanımıza kadar müctehid âlimler, Kur'an gibi Sünnetten de dinî hükümler çıkarmışlar ve sünnete uymanın, sünnet ile amel etmenin gereğini vurgulamışlardır. Hatta önceden, sünnetin ifade ettiği hükme aykırı görüşü olan, sünneti öğrendikten sonra bu görüşünden vazgeçerek, sünneti benimsemiştir.

Sünneti dikkate almadan Kur'an-ı Kerim'i bütünüyle anlamak mümkün değildir. Çünkü dinin bütün hükümleri Kur'an-ı Kerim'den öğrenilmediği gibi, pek çok hükmün ayrıntılarını ve nasıl uygulanacağını da Kur'an anlatmaz. Meselâ, namazın farz  olduğunu Kur'an-ı Kerim bildirir, fakat namazın nasıl kılınacağı ve kaç rek'at olduğu Kur'an'da yoktur. Bu detaylar sünnetten, Peygamberimizin uygulamasından öğrenilir.

Farz olan haccın da nasıl yapılacağı ayetten öğrenilmez, bunu sünnet öğretir.
Ayrıca islâm âlimleri Sünneti, farz ve vacip olmayan dinî bir hüküm olarak da tarif etmişlerdir. "Şu iş sünnettir ." dendiği zaman, farz ve vacip dışında bir hüküm demektir. Öğle namazının sünneti gibi.

Fıkıh âlimleri, sünneti hükmü itibariyle de iki kısma ayırırlar :
a) Sünen-i Hüda:
Peygamberimizin ibadetle ilgili olan sünnetidir. Bu sünneti yapan sevap kazanır, yapmayan ise kınanır ve azarlanmayı hak eder. Ezan, ikamet, cemaatle namaz ve farz namazlardan önce ve sonra kılınan sünnetler, gibi.
Böyle bir sünneti küçük görmek ise, o sünnetin sahibini hafife alma anlamı taşıyacağı için -Allah korusun- insanın küfre gitmesine sebep olur.
b) Şünen-i Zevaid: Peygamberimizin beşeriyet icabı giyinmesi, oturması, yatıp kalkması ve uyuması gibi, âdetle ilgili olan davranışlarıdır.
Bu tür sünneti terk etmek mekruh olmadığı gibi yapmayan kimse de kınanmaz. (Ancak bu tür sünnetlere uymak, peygamber sevgisini kazanmaya vesile olur.)
Copyright-2008 © iSLamyolum.Com   iSlami Sohbet | iSlami Chat | Dini Sohbet | Dini Chat | iSlamiSohbet | Chat | Sohbet | iSlam | Blog | Sitemap

Günün Sözü : aşk davaya benzer cefa çekmek şahide.. şahidin yoksa davayı kazanamazsın.